Tuesday, January 31, 2017

Hayaller 2



      Önündeki masaya iştahlıca baktı. En sevdiği yemekleri hazırlamış ve yerine oturmuştu. Masada bir düzine insanı doyurabilecek kadar yemek vardı fakat o doymak bilmiyordu. Önündeki bir kaç saati yemek yiyerek geçirecekti. 
      
      Yemek konusunda çok hassastı ve kalitesiz yemeklerin sofrada işi yoktu. İşin garip kısmı ise bu kalitesiz yemeklerin çok popüler olmasıydı. Belki de yemekler popülerleştikçe kaliteleri düşüyordu. Bir çok ihtimal vardı. Belki de içinde bulunduğu toplum zevksiz bir güruhtan oluşuyordu. Her iki seçenek de ona mantıklı geldi. 
     
      Her aşçının kendine has bir mutfağı vardır. Bana sorarsanız en güzel yemekleri aşçı grupları yapar. Gruplar, en az 2 kişiden oluşan ve her aşçının bireysel yeteneğine göre şekillenen yemeklerden oluşur. Aşçıların iletişim ve uyum becerileri yemeklere yansır. Bu grupları yemek yaparken görmek zordur. Ama bazen ücret karşılığında onları yemek yaparken seyredebilirsiniz. Sadece 4 kişinin yaptığı yemeğin binlerce kişiyi doyurduğunu düşünün. Bu olayı, imkansız olmayan bir şey olarak tanımlayabiliriz.
     
      Doyma hissi onun için çok uzaklardaydı. Yemek yemeye devam ediyor ve yeni yazısının üzerinde çalışıyordu. Yemek, onun ilham perisiydi. O olmadan yazmayı denemiş ama aklına tek bir cümle gelmemişti. Bunu normal karşılıyor ve yemeye devam ediyordu. Her aldığı lokma ona ilham olarak geri dönüyordu. 
      
      Yemeğin kalitesi ile yazının güzelliği doğru orantılıdır. Bu sadece yazmak için değil, gün içerisinde yapılan bütün aktiviteler için geçerlidir. Yediğimiz yemekler, duygu ve düşüncelerimize yön verir. Eğer dünyada bir savaş başlayacaksa, bu savaş kalitesiz yemeklere karşı verilmelidir. 
      
      Yemeğe başlayalı 4 saat olmuş ve artık yazının sonuna yaklaşmıştı. Yazısını tekrar okudu ve imla hatalarını düzeltip taslaklara kaydetti. Arkasına yaslandı ve düşünmeye başladı. Aç bir kurt gibi yemek yemeye devam ediyordu. Yemekleri kaliteli hazırladığı için ruhu doymak bilmiyordu. Kulakları her lokmanın keyfini çıkarıp beynine iletiyor, beyni ise gerekli vitamini alıp bilinçaltını besliyordu. Saat geç olmuş ve artık uykusu gelmişti. Klasik müzikten oluşan bir sofra daha hazırladı ve yatağına uzandı. Gözlerini kapatıp uçuşa hazırlanmaya başladı. 
      
      “Sanırım uçabilmenin en kolay yolu kör kütük sarhoş olmak.“ diye düşündü.

No comments:

Post a Comment